Hikaye, gizemli bir seri katil olayını çözmeye çalışan cinayet büro ekibinin birbirinden komik maceralarını mercek altına alıyor.

Ali Atay, komedi, aksiyon ve gerilimin nasıl doğru bir şekilde dengelenebileceğini biliyor ve karşılığını da alıyor.

Galiba güvende değiliz.

İlk espri deneyimi günümüzden on binlerce yıl önce yapıldı. Pek evrilmiş olduğunu söyleyemesek de mizahi dozu yüksek bir film ile yeniden karşı karşıyayız. Kısa süre önce büyük katkıda bulunduğu Ölümlü Dünya'yı keyifle izlediğimiz senarist Feyyaz Yiğit, bir kez daha İstanbul'un arka sokaklarında farklı bir yolculuğa çıkartıyor bizleri. Başkan Emin ve kendini Suç Kompetan'ı olarak tanıtan Komiser Dizdar ile.

Akıcı, dikkatleri ayakta tutan bir üslupla, ilgi alanlarınızla çakışan bir hikayeyi sözlü olarak anlatan bir insanı dinlerken eğer, hikaye size yine de sıkıcı ve anlamsız geliyorsa bu hikayeyi anlatmaktaki amacının ne olduğunu ve ne demek istediğini anlayıp acil suretle  başka bir konuya geçmek isteyebilirsiniz.

Genç yönetmen Ali Atay'ın objektifinden Cinayet Süsü'nün merkezindeki hikayeyi izlemek, biraz buna benzer bir tecrübe. Başkan Emin ve ekibinin bir durum olarak polisliğe ve cinayet büroya yaklaşım üslubu yakın dönem itibariyle orijinal, çizdikleri karakterler sağlam, diyalogları da akıcı olabilir; film boyunca birçok defa Acaba nereye varacak? dedirtseler bile  modern mizah anlayışları Sayesinde sonunda neye vardıklarının hiçbir önemi kalmıyor. 

Birbirinden renkli karakterlere sahip cinayet büro ekibinin çözüme kavuşturmaya çalıştığı olayları odağına alıyor. Cinayet büronun karşısına çıkan ve ülkenin gündemine oturan gizemli ve alışılmadık bir vaka üzerine yaşananları izleyeceğiz. Ancak tim  gizemli cinayetleri olabilecek en kötü yöntemlerle çözmeye çalışır. Bu yöntemlerin üstüne bir de ardı ardına yeni cinayet ihbarların işleri Hiç de kolaylaştırmaz

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları