Zampano, tek başına gösteriler yapan gezgin bir panayırcıdır. Motosikletten bozma küçük karavanı ile kasaba kasaba dolaşıp ekmek parasını çıkarmaktadır.
Beş yıl gibi uzun mahkumiyetin ardından iyi halden tahliye olan Tony, artık suçtan uzak durmak niyetindedir. Eski sevgilisinin bir başkasıyla yaşıyor olduğunu öğrendikten sonra ise Tony'nin kaybedecek hiçbir şeyi kalmamıştır.
Bir uzaylı istilasını konu alan film, bilim kurgu ile korku sinemasının bileşiminde yer alıyor. Filmin hayli karanlık bir teması var: Uzaydan gelen parazit ve duygusuz canlılar, tek tek insanların bedenlerini taklit ederek onların yerini alıyor.
Sınır kasabasında tanık olduğu bir olayı çözmeye çalışan bir müfettişin hikayesi. Meksika sınırında bir adam, bir arabanın içerisine saatli bomba bırakır.
Patronunun karısıyla aşk yaşayan genç bir iş adamının, patronunu öldürüp olaya intihar süsü vermesi sırasında yaptığı küçük bir hata büyüyerek olayı içinden çıkılmaz bir hale dönüştürür.
Çocukluğunda babası tarafından korkutulan ve bu korku dolu anları kameraya alınan Mark, zamanla psikolojik dengesini yitirir ve çevresindeki genç kadınları öldürmeye başlar.
Bir gün Yunanistan'a yaptıkları gezi sırasında gördükleri eski bir heykelden çok etkilenen Jules ve Jim, Fransa'ya döndükten sonra yüzü, gördükleri heykele benzeyen Catherine adında bir kadınla tanışırlar.
Kore Savaşı sırasında ordusu pusuya düşürülen Astsubay Raymond Shaw, askerleri ve komutanı Bennet Marco'yu kurtarır. Bir süre sonra Marco, verdiği seminerlerde Raymond'un kahramanlık hikayelerini anlatmaya başlayacaktır.
Sovyet/Küba ortak yapımı olan ve dört hikayeden oluşan Soy Cuba, devrim öncesi ve devrime giden yolda tutku dolu Küba'yı anlatıyor.
Roman Polanski'nin 'Apartman' üçlemesinin ortanca halkası olan Rosemary'nin Bebeği, taşındığı evde kocasıyla birlikte yeni bir hayat kurmayı amaçlayan Rose'un, satanist komşuları ve kocası tarafından şeytana sunuluşunu konu alıyor.
İngiltere'nin Oscar'ı olarak anılan BAFTA'dan iki ödül alan, En İyi Film / En İyi Yönetmen / En İyi Senaryo gibi dallarda adaylığı bulunan Kes'te, Ken Loach'ın sade ve açık anlatımına eşlik ediyoruz.
Harold, hayatla yıldızı bir türlü barışmamış, hep ölümü düşünen ve türlü intihar numaralarıyla bu amaca ulaşmaya çalışan kaybedenler kulübünün en genç üyelerinden biridir.
Fini adındaki yaşlı hemşire görme ve duyma yetisini gençliğinde kaybetmiştir fakat ziyaret ettiklerinin pek çoğu sağır/kör doğmuş ve başkalarıyla her nasıl olabiliyorsa öyle iletişim kurabilmek için mücadele eden insanlardır.
Walkabout 'Yabana gönderme' manasında olup Avustralya'nın yerlileri olan aborjinlerin yetişkinlik dönemine gelen genç erkeklerinin kendilerini ispatlaması için uzak çöl hayatına gönderilmesini ve buradaki hayatta kalma mücadelesini ifade ediyor.
Yeni bir yaşam kapısını aralamak için yolculuğa çıkan Ivan, Jamaika'nın başkenti Kingston'a varır. Ancak geldiği gün farkına vardığı şey, bu şehrin bir yabancı için düşündüğü kadar kucaklayıcı olmadığıdır.