Altın Eldiven, 70'li yıllarda Hamburg'da dehşet saçan seri katil Fritz Honka'nın hayatını konu ediniyor.

Altın Eldiven'de iğrenç olmayan bir an bile yoktur.

Usta yönetmen Fatih Akın, tam da gerçek hikayenin başladığı yıl olan 1973 yılında Hamburg'da dünyaya geldi. Son filmi "Paramparça" ile Altın Ayı'yı kazandı; politik bir görünüme sahip drama ve gerilim filmleriyle tanıdığımız yönetmen, duygusal derinliği az olan ve neredeyse hiçbir politik çağrışımı bulunmayan korkunç bir seri katilin düz hikayesine odaklanmayı tercihe etmiş. Altın Eldiven, Hitchcock'un "Sapık"ının bir benzeri; hatta daha sert, iğrenç ve gözlerinizi kapatmak isteyeceğiniz türden bir filmdir. Öykü, 1973-77 yılları arasında yönetmenin doğduğu şehirde, en az dört fahişeyi öldüren seri katil Fritz Honka'yı yeniden yarattı.

Film merkezi için, genellikle yaşlı ve sarhoşların doldurduğu arka sokak barlarından birini seçiyor. Fritz de bu barın düzenli müşterilerinden biridir; kendisiyle dalga geçen insanlara hizmet etmektedir. İkinci Dünya Savaşı'nın yetim, öksüz ve depresif bıraktığı bu insanlar, cehennemin merkezinde çocukluğunu geçirmiş gibi gözükmektedir. Veyahut Edward Munsch'ün tablolarından birinin benzeri gibi... ölümü andıran yüzleri beyaz, alkol ve uyuşturucu sonrası canlılığını kaybetmiş, ağızları bozuk, agresif, müstehcen ve ahlaksızlıkla kirlenmiş, ailenizi götürmek istemeyeceğiniz yahut sevgilinizle bir an bile kendinizi rahat hissedemeyeceğiniz bir yer görünümündedir.

B.. kokusu hayata yön verir.

Fritz Honka'nın kendisi çirkinliğin resmidir: Şaşı gözlü, dişleri yamuk ve bir kambura sahip. İletişim problemi vardır, konuşurken bazen telaffuzu zorlaşır ve öğrenme güçlüğüne sahiptir. O, Norman Bates gibi güzel ve çekici bir vizyona sahip değil, aksine acınacak bir görünümdedir. O, bu zamana kadar görmeye alışık olduğumuz seri katillerden biri değil. 2018 yılı başlarında ekranlara yansıyan "Jack'in Yaptığı Ev"deki gerilimli anlatımın aksine, Fritz akut zekaya ve algılanan üstünlük duygusuna sahip değildir. Güzel avcısı Carlitos'un aksine, Frtiz'in zekası ve cinsel çekiciliği yoktur. Dürtüleri tarafından yönlendirilen ve eylemlerini gerçekleştirmeden önce çok dikkatli ve planlı davranan biri gibi görünmüyor. Tarihte ve yazılı basında çıkan seri katiller listesine bir efsane olarak girme gibi bir derdi de yok. O hiçbir şey istemiyor; sadece yapıyor. O, sıradanlığın ve basitliğin özüdür.

Altın Eldiven, kirli ve iğrenç bir gerilimdir. Bu alışık olduğumuz hikayelere gerçekçi bir yaklaşım katar. Etraftaki kurtların ve çürümüşlüğün görüntüsü, tam olarak durumun vahametini resmeder. Fritz Honka ve kurbanlarıyla yaşadığı çatı katı olması gerektiği gibidir. Cinsel sahneleri, anti-erotik, şiddet dolu ve tiksindiricidir ve filmin geneli hakkında güvenilir tek şey ise son karelerde gösterilen, Honka'nın yaşadığı dairenin gerçek resimleridir. Fatih Akın orijinal anlatımı yeniden yaratmaktan çok da uzak olmadığını bu sayede gösteriyor.

Bununla birlikte, Altın Eldiven hakkında iğrenç ve kirli olmayan bir şey varsa o da filmin sahip olduğu müziktir. Sonuçta bir seri katilin bilinen düz kalıbına zekice ve özgün bir dokunuş yapıyor. Eşit derecede ürkütüyor, geriyor ve istemsizce güldürüyor. 

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları