16 yaşındaki Mahmut'un yaşadığı ilçedeki tek gündeliği, taklacı güvercin beslemek ve arkadaşlarıyla birlikte başkalarının güvercinlerini çalmaktan ibarettir.

Kenar mahallelerde arkadaşlık, sadakat ve ihanetin bedeline ilişkin çarpıcı bir hikaye.

Mahmut yaptığı işte oldukça iyidir; "hırsızlık" gibi. Bu yapabildiği ilk ve tek şeydir. 

24. Saraybosna Film Festivali'nde dikkatleri üzerine çeken, yönetmenliğini Osman Nail Doğan'ın yaptığı bir film. Yönetmen, izleyicisinin Mahmut hakkında tam bilgiye sahip olmasını istiyor. Yozgat'ta yaşayan Mahmut iyi bir hırsız olmasına rağmen, diğer alanlarda pek de iyi değildir.

Çaldığı güvercinler ile en yakın arkadaşının hayalini gerçekleştirmeye çalışan genç bir delikanlının öyküsü. Mahmut, yaşlı babası ile birlikte Yozgat'ın ilçesinde yaşayan genç bir delikanlıdır. Büyük şehirlerin gürültüsünden ve kaosundan yoksun olan ilçede herkesin tek uğraşı güvercinlerdir.

Bir güvercin uçtuğu zaman diğer güvercinleri de uçurur.

İlçe sakinleri, zamanlarının çoğunu güvercinlerini beslemekle geçirmektedir. Güvercinlerin güzelliği ve yetenekleri ile ilgilenen ahali, onları neredeyse bir araba fiyatına satmaya başlar. Güvercinleri çok seven ve geceleri arkadaşları ile birlikte güzel bulduğu güvercinleri çalan Mahmut'un en büyük hayali, en iyi güvercinlere sahip olmaktır.

Bir gün bir güvercini başka bir evin çatısına yuva yapmış halde bulur. Bu sayede evin 8 yaşındaki oğlu İsmail ile tanışan Mahmut, artık güvercinleri yeni arkadaşının hayallerini gerçekleştirebilmek için çalar. Hayat beklentileri henüz belirmemiş, yoksullukla boğuşan ve gecekondu mahallelerinde hayal kuran bir çocuk. "En iyi güvercin"e sahip olmak... Gerçek ve kurgunun karaktere yansıdığı güzel bir film. 

Yönetmen Osman Nail Doğan, Yozgat'ta büyümüş; bu yüzden film bölgenin insanlarını, yaşam tarzlarını ve çevresini mükemmel bir şekilde yansıtır. Kırsal alanlarda çekilen filmlerin vurgulaması genellikle kentsel bir perspektifle tamamlanır. Yönetmen geçmişinin, filmdeki gerçekçi perspektife katkıda bulunduğunu düşünüyor.

Güvercin Hırsızları'nda farklı bir anlatım görememiş olsak da aynı kültür temalarının çarpıştırılmasını izliyoruz. Şehrin uzağında koşan gençlerin sahnelerinde yabancılık çekmiyoruz. Bir araya getirilmiş birkaç yetişkini -eğitimli, kariyerli ve güçlü bireyleri- etkisi altına alan şeyin, birkaç çocuğu hipnotik belirsizliğe sürüklemekte zorlanmayacağı ise aşikar.

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları