Mutlu ailesinin mutlu olabilmesi için bu tatile ihtiyaçları var.

"Soruyu sor, dışarı çık ve eyleme geç."

Çakallarla Dans filminden tanığımız yönetmen Murat Şeker, bu yeni komedi türü içindeki hikayesi ile kaliteli isimler eşliğinde eğlence dozu yüksek bir filme imza atmış. 

Tüm yaşanmışlıkların ağır psikolojik yükü altında kalan ve yakınlarındaki bir psikoloğa gitme kararı alan Mutlu ailesi fertleri, bu buhrem hayatın sıkıcılığından kurtulabilmek ve oksijen soluyabilmek için psikoloğun da telkini ile bir karavan kiralayıp bu sıkıcı şehir hayatının aşırılığından kurtulabilmek ve kafa dinleyebilmek için hepimizin de ihtiyacı olduğu bir yolculuğa çıkarlar.

Film, kabuğuna bakıldığında herkes için yapılmış bir aile komedisine benzemektedir. İki liseli ve iki eş anlatımı ile tanınmış iki isim ve bir karavan. Bakınca her ne kadar göz kamaştırıcı bir hayatları yokmuş gibi dursa da bu aile, herkesin kapı komşusu olmak isteyeceği türde bir görünüme sahiptir.

Yol durumlarını, yaşadıkları sorunları, neredeyse sevimsiz karşılayabileceğimiz bazı durumları sevimli bir hale getirerek ve bazen de trajik toplumsal ayrılıklar komedisinin herkes için etkili olabileceğini hatırlatan bu saf ve mutlu ailenin eğlenceli öyküsü dikkat çekmektedir. Her şehir, hayatı yaşayan bireylerin yaşamak isteyeceği bir kaçıştır. Yaşadığınız ve her ne kadar yaşamak istemediğiniz yer olarak sizi zorlasa da aslında yaşamak zorunda olduğumuz yerdir. Filmin bu psikolojik baskıyı kırmak istercesine verdiği mesaj nettir: "Rahat ol ve eyleme geç."

Her an, geçiş versiyonları ile ilgili olarak sempatik ve yerel eylemlerden doğan Mutlu ailesinin ve köy sakinlerinin iletişimi arasında ileri geri atışmalar olsa da her karakterin ortaya sunmak istediği yerel motiflere sahip bu insanların zarif ve naif misafirperverliklerine atıfta bulunmaktadır. Demet Akbağ ve Zafer Algöz gibi veteran isimlerin filmi olarak karşımıza çıkmış olan bu komedi, kahkaha veya sevgi aracılığıyla olsun ya da tamamen sevecen bir sevgi anlatımı ile olsun, Türkiye olarak bu tabloya çok ihtiyacımız olduğu doğrudur. Gündüz kuşaklarında izlediğimiz trajedi, dram, aile içi şiddet ve ağır sonuçları her geçen gün farklı boyutlara ulaşmaktadır. Artık başkalarının yaşadığıı bu istemsiz, plansız ve bütçesiz aile kurma artık yeni düzende imkansız gibi görünmektedir ve kötü sonuçlar doğurmaktadır. Erken evlilikler ve yetersizlikler tamamen sert çizgiler ve radikal eylemlerle birlikte izlerken hepimizin içi burkulmakta ve hüzünlenmektedir. Bu yüzdendir ki bu tür "Neşeli Hayat" tarzı aile filmlerine bir nevi terapi olarak ihtiyacımız olduğu aşikardır.

Film için her ne kadar mükemmel olmuş diyemesek de ihtiyaç duyabileceğimiz bir hikaye anlatımı olarak sizi rahatlatır. Hatta her ilerleyişinde bunu yapması ve içine farklı figürler koyması, karakterlerin kimi yüksek profilli roller sunması mutlu ve rahatlık vericidir.

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları